Duygusal Yemek

Bu derste duygusal yemenin önüne nasıl geçeceğinizi öğreneceksiniz

Ekran-Resmi-2015-11-04-00.09.24

Bugünkü dersimize biraz hayal gücü katarak başlıyorum. Düşünün ki harika bir akşam yemeği yediniz. Kendinizi tam olarak doymuş hissediyorsunuz çok keyiflisiniz, hayat güzel, her şey mükemmel.

Yemeğinizi bitirdikten sonra size bir tabak kabak yemeği ikram edilse ne düşünürsünüz? Büyük bir olasılıkla yemek istemezsiniz.

Peki çikolatalı, kremalı büyük bir dilim pasta ikram edilse ne dersiniz? İşte o zaman durum değişir dediğinizi duyuyorum. Memnun edici bir yemek sonrası lezzetli bir tatlıya kim hayır demek ister?

İkram edildiğinde geri çeviremediğimiz yiyeceklerin içeriğini şeker, tuz ve yağ oluşturuyor. Sinemaya gittiğinizde koridorlardaki o patlamış mısır kokusu sizi de cezbetmiyor mu? Sevmiyorum diyen insan bile içinden "Acaba alsam mı?" diye geçiriyordur. Patlamış mısır yerken aldığınızdaki en net tat nedir? Tabi ki yağ ve tuz.

Yeme-İçme bağımlılığı nedir?

İkram edildiğinde elimizin geri çevirmeye gitmediği yiyecek ve içeceklerin düzenli olarak tüketilmesini yeme-içme bağımlılığı olarak adlandırıyoruz. Özellikle bu yiyecek ve içecekler obezitenin son yıllarda bu kadar artmasının da temel nedenini oluşturuyor.

Yeme-içme bağımlılığı derken bir kaç kurabiye, az miktarda cips tüketiminden bahsetmiyoruz. Eğer bir kaç kurabiye atıştırdıktan sonra hala fazlasını istiyorsanız, paketin sonuna gelseniz dahi bir diğerini açmaktan kendinizi alıkoyamıyorsanız, yutmakta zorluk çekinceye kadar yemeye devam ediyorsanız, durup bir düşünme vaktiniz gelmiş demektir.

Yeme-içme bağımlılarının özellikleri:

- Sıkıldıklarında abur cubur yemeye başlayanlar,

- Sürekli diyet değiştiren kilo problemini bir türlü çözemeyenler,

- Herhangi bir öğünün ardından tamamen doymuş olmalarına rağmen aklı atıştırmalıklarda olan kişiler,

- Sosyal hayatlarında en büyük aktivitesi televizyon başında cips yemek olan insanlar,

Eğer siz de bu özelliklere sahipseniz bazı yiyecek veya içeceklere karşı bağımlılığınız olabilir.

Giriş bölümünde de bahsettiğim gibi bazı yiyeceklere karşı kendimizi kontrol etmemiz çok daha zor. Bu yiyecekler:

- Ekstra şeker içeren hazır ürünler: dondurma, çikolata, pasta, kurabiyeler

- Fazla tuzlu atıştırmalıklar: cips, krakerler

- Sağlıksız oldukça fazla yağ içerikli yemekler: hamburger, kızartılarak pişirilmiş yiyecekler

Dr. David A. Kessler fazla yemenin sebeplerini araştırmak adına bir çalışma yürütmüş. Deconstructing the Vanillia Milkshake isimli bu çalışmayla şeker, yağ ve tuzu birlikte içeren yiyeceklerin yeme isteği uyandırdığı ve bağımlılığa yol açtığı kanıtlanmış.

Yeme- içme bağımlılığı üzerinde neden bu kadar duruyoruz?

Artık üretici firmalar sandığınızdan da uyanık. Şekerli olarak tükettiğiniz bir bisküvinin içinde tuz da var yağ da. Tuzlu bir kraker yediğinizde tuz, yağ ve şekeri birlikte alıyorsunuz. Patates cipsleri de aynı şekilde.

Hepsinin birlikte kullanılmasının bir sebebi var elbette. Yağ, şeker ve tuz birlikte oluğunda düzenli tüketimin ardından bağımlısı oluyorsunuz.

Peki ama neden?

Bu üçlü bir araya geldiğinde beyindeki dopamin (Beynin birkaç bölgesinden salgılanabilen dopamin duygularınızı, hareketlerinizi, haz hissini ve acıyı etkileyen bir kimyasaldır.) salgısını arttırıyor. Yani kendiniz daha mutlu hissediyorsunuz ve beyniniz size neyin dopamin salgılattığını asla unutmuyor. Bu yüzden canınız sebze yemeğinden daha çok işlenmiş gıdaları çekiyor.

Kendinizi kontrol etmekte güçlük çekmenizin sebebi de dopamin. Düzenli tükettiğinizde vücudunuz hep daha fazlasını istiyor. Ne kadar çok işlenmiş gıdaları tercih ederseniz o kadar daha bağımlısı oluyorsunuz.

Sadece yemek için değil içecekler için de aynı durum söz konusu. Piyasadaki bütün gazlı içecekler yüksek oranda şekerden oluşuyor. Bir dikişte en fazla şeker almanın en kolay yolu. Beynimiz böyle kolay yolları da sever, çabucak alışır. Bir bakmışsınız kola olmadan yemek yiyemiyorsunuz. Bağımlı olmuşsunuz.

Bugünden itibaren şeker eklenmiş içecekleri bırakın. Yemeklerle birlikte ayran tercih edin. Sıcak yaz günlerinde soğuk soğuk çok iyi gidecektir. Meyvelerinizi alın ve evinizde kendiniz sıkın. Limonatanızı kendiniz yapın. Hem daha lezzetli, hem güvenilir, hem kalorisi düşük. Bu kadar olumlu sebep sıralamışken hala yüksek kalorili içecekleri tüketmek hiç de akıllıca değil.

Neden belirli yiyecek ve içeceklere karşı bağımlılık oluşabileceğini açıkladık. Bağımlı olmuş kişilerin genel özelliklerinden bahsettik. Kilo probleminizi çözmek istiyorsanız da bu bağımlılıktan kurtulmanız gerektiğini anlattık. Yani problemi tanımladık.

Şimdi de sıra nasıl çözmemiz gerektiğine geldi.

Problemi tedavi yolları

Belli besinlere olan zaafınızdan kurtulmak sizi sakın korkutmasın. Çünkü şu anda çok büyük iş başardınız. Probleminizi eğer var ise kendinize itiraf ettiniz. Neden kilolu olduğunuzun sebeplerinden birini belirlediniz. Sorunun neden kaynaklandığını bilmek kadar güzel bir şey yok. Tedavisi çok daha kolay olacak.

İşlenmiş besinleri tüketmek size keyif veriyor. Bu sebepten bu tarz besinleri yeme isteğiniz fazla öyle değil mi?

O halde sizi mutlu eden başka aktiviteler bulmaya ne dersiniz? Yeni bir hobi edinebilirsiniz. Sizi mutlu hissettirecek yeni alışkanlıklar kilo verme sürecinize olumlu etki yapacaktır. Yürümek, koşmak, desen çizmek, sulu boya yapmak, dikiş dikmek aklınıza her ne geliyorsa. Mutlaka yapmaktan keyif aldığınız aktiviteler vardır. Biraz düşünseniz bulacaksınız.

Yediklerinizi yazın. Gün içinde ağzınıza attığınız en ufak atıştırmalığı bile dürüst bir şekilde yazın. Bu durum hangi besinleri sıklıkla tükettiğinizi gözünüzün önüne getirecek ve sizi şaşırtacak. Ben ne yapıyormuşum diyeceksiniz. Ne kadar çok yediğinizin farkına varacaksınız ve rahatsız olacaksınız. Not defterinize yazdıklarınızın azalması size mutluluk verecek. Aynı zamanda da kilo verirken en büyük motivasyonunuza olacak.

Yemekten veya içmekten vazgeçemediğiniz besinleri alışveriş sepetine koymadan önce en büyük savaşınızı vermelisiniz. Otokontrolünüzün gücünü markette göstermelisiniz.

Kilo vermedeki kararlılığınızı alışverişinizi nasıl yaptığınız gösterecektir.Buzdolabı rehberinde bu konun üzerinde ayrıntılı olarak durmuş olsam da tekrar değinmekte fayda olduğunu düşündüm.

Çevrenizde karbonhidrat ve yağ olmasın demiyorum. Anlatmak istediğim bu besinlerin işlenmiş olanlarından mümkün olduğunca kaçınmanız gerektiği. Uzak durduğunuz taktirde canınız da çekmeyecek.